Sahi nereye gidiyorum ben?

Neyi neden yaptığımız muamma her zaman. İnsan beyninin sonradan sebepler bulmakta, haklı çıkmakta, çıkarmakta veya boşlukları doldurmakta üzerine yok. Eğip büküyoruz gerçekliği. Kavrayabilmek için yutabileceğimiz küçük parçalara bölüyoruz, kutulara koyup saklıyoruz görmek istemediklerimizi de. Etiketliyoruz lazım olduğunda bulmak üzere. Düşünce süreci hepten yalanmış gibi geliyor bazen bu yüzden. Zaten beyin kapasitemiz ortada, onun da yüzde bilmem kaçını kullanmaktan aciziz. Üzerine egolar, ön yargılar, kalıplar, inançlar falan derken hepten yitip gitti işte. Kalanı da yaptıklarımızı rasyonelize etmeye harcıyoruz. Koca koca insanlar mantıkla kararlar aldığımıza inandırıyoruz hem kendimizi hem de başkalarını. Şöyle bir etrafımıza bakınca pek o kadar da mantıklı gelmiyor olan biten ve tüm bu düzen. Kimin kurduğunu bilmediğimiz bir oyunu sürdürmek için çabalayıp durduğumuz koca hayatlar.

İçeride bir yerlerde bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir his var ama kimse adını koyamıyor bir türlü işte. Ne yapıyorum arkadaş ben burada deyip de kafanı çıkarmaya kalktığın an yiyorsun tokmakları kafana, hani bizim çocukluğumuzda oyun salonlarında olurdu, kafayı kaldırana vurdukça puan kazandığın bir oyun. Herkes sanırsın onu oynuyor. Geliyor tokmaklar bir bir, toplum, düzen, ahlak, sorumluluklar, kabuller, gerekler. Kimse içine bakıp da kendi gerçeği ile yüzleşmek istemediğinden hep gözler başkalarının hayatlarında, o yüzden kafayı çıkaran hemen tespit ediliveriyor. Herkes öfkesini, korkusunu, anlamsızlığını yansıtıyor ve karşılıklı konmuş aynalar gibi sonsuza kadar gidiyor görüntüler iç içe geçip çoğalarak. Gerçek hepten uzaklaşıyor ve neyi neden yaptığımızı bilememekten yorulup bırakıveriyoruz kendimizi düzene. Eğip büküp kendi gerçeğimizi yaratmaya devam ediyoruz kaldığımız yerden.

İsimler takıyoruz onlara güzelce. Başarı diyoruz, güç diyoruz, itibar sonra, saygınlık mesela. Sahip oluyoruz, büyütüyoruz, hedefler, basamaklar, durmak yok, daima ileri, durursan geriye düşersin aman dikkat. Durma, durma çünkü durursan tekrar soracaksın o soruyu, sahi nereye gidiyorum ben?



#pazarkaralamalari

© 2023 by Derya Iren